Özgürlük için Pardus! Ama bir Dakika…
9 Aralık 2006 tarihli, Linux köşesine ait yazı.
Bu aralar blog kardeşliği güzel bir kampanya başlatmış: “Özgürlük İçin…” Pardus diyoruz. Malum, Tübitak UEKAE desteğiyle geliştirilen Pardus işletim sisteminin yeni sürümü olan Pardus 2007‘nin çıkmasına az kaldı.
Yazıda Pardus’un şu anki durumu, hedefleri, hedeflerine ne kadar yakın olduğu ve yenilikleri hakkında bilgi verecek, bunların yanında Pardus’la ilgili belki bilmediğiniz bazı tartışmalara değineceğim. Yazı son derece yoruma açıktır.
Pardus’un Hedefleri
Bu konuyla yakında ilgileniyorsanız öncelikle Pardus’un sitesindeki Hakkımızda sayfasını okumanızı öneririm. Pardus’un asıl hedefi olan ulusal bağımsızlık, güvenlik ve tasarruf amaçlarına daha hızlı ulaşması için tabii ki önce toplumun her kesimi tarafından kabul edilmesi gerekiyor, yani ev kullanıcılarının artık Pardus diye bir alternatifleri olduğunu bilmeleri, kolayca bilgisayarlarına yükleyip deneyebilmeleri şart. Bu aşama kat edilmeden, Pardus proje yöneticileri de farkındadır, devlet dairelerinde ve işletmelerde Pardus’a geçiş istenen hızda olmayacaktır. Bunun için:
- Tüm mesaj ve dokümanların Türkçe görüntülenmesi,
- Diğer işletim sistemlerine göre daha hızlı kurulması,
- Kullanıcı arabiriminin alıştığımız şekilde (!) olması,
- Donanım problemleri yaşatmaması,
- Default kurulumda birçok kullanıcının işini görecek araçlara sahip olması,
- Güvenli,
- Kolay güncellenebilir,
- Hızlı
olması gerekiyor. Gördüğüm kadarıyla Pardus projesi yukarıdaki gereksinimleri karşılayacak yönde ilerliyor.
Yenilikleri
Projenin asıl emek harcanan kısmı, tabii yerelleştirme çalışmalarını ve kernel-kde-uygulamalar arasındaki entegrasyonu göz ardı etmemek lazım, getirdiği yenilikler. Kısaca tanıtayım:
- Pardus Açılış Sistemi: Bazılarımızın Müdür olarak bildiği, kernel’in belleğe yüklendiği andan kullanıcı girişi ekranına kadarki yapılan işleri hızlandıran ve kontrol eden sisteme Pardus Açılış Sistemi adı verilmiş. Pardus’un açılışını bir hayli hızlandırdığını önceki yazımda belirtmiştim.
- ÇOMAR: Pardus’un yapılandırma yöneticisidir. ÇOMAR, kullanıcının teknik bilgiye sahip olmadan, birçok ayarı kolayca yapmasını sağlar.
- PİSİ: Pardus’un paket yöneticisidir. Bana göre PİSİ, Pardus’u gerçek bir linux dağıtımı yapan özelliğidir.
- YALI: Kurulum yöneticisidir. Disk bölümlendirme, açılış yöneticisi ayarlama gibi işlemlerin kolayca yapılmasını sağlar, kurulum aşamasında kullanıcıya eşlik eder.
- Pardus Güvenlik Duvarı: Kullanıcı için güvenlik ayarlamalarını kolaylaştırır. (henüz denemedim)
Bunların dışında TASMA, Ağ Yöneticisi, Geribildirim Uygulaması ve Kullanıcı Yöneticisi gibi projeler de devam etmektedir.
Tartışmalar
2 Şubat 2006 tarihinde fazlamesai’de yayınlanan fazlamesai.net’e soralım: Pardus ne? Yenir mi? yazısına yapılan yorumlardan, seviyesiz tartışmaları bir kenara bırakırsak, ve bazı gazete yazılarından önemli noktaları vurgulamakta yarar var.
- Pardus’u eleştirirken ve savunurken objektif ve seviyeli olmanın önemi: Pardus projesi hatasız giden, adımları her aşamada doğru atılan, mükemmel bir proje olmak zorunda değildir. Yani ulusal işletim sistemimiz olduğu için kimse Pardus’u gözü kapalı savunmak zorunda hissetmesin kendini. Bazen Pardus geliştiricileri de yapıyor bunu, dikkatli olmak lazım.
- Devlet kurumlarının Pardus’a desteği: 2004 yılından bu yana geliştirilen, amaçlarından birisi kamu kurumlarında kullanılması olan Pardus’a ilk destek yaklaşık 3 yıl sonra Milli Savunma Bakanlığı Askeralma Daire’sinde geldi. Zaten devletimiz Öğretmenlere Dizüstü Bilgisayar gibi kampanyalara devam ederek Pardus’a ne kadar destek verdiğini sürekli gösteriyor! Böyle devam ederse Microsoft’a ödenen 150 milyon YTL yıllık lisans bedeli bir gıdım azalmaz.
- Pardus’ta yenilik yoktur iddiası: Bu görüşe kısmen katılmakla birlikte Pardus’a harcanan emeği hiçe sayan bir argüman olarak kullanıldığı kanaatindeyim. GNU/Linux çekirdeği, KDE, OpenOffice, Mozilla uygulamaları, vb. bizim tarafımızdan yürütülen projeler değil. Yerelleştirme çalışmalarını da bir yenilik olarak kabul edemeyiz. Yenilikler başlığında tanıttığım projelerin örnekleri zaten Pardus’tan önce vardı. Sonuçta işe uluslararası baktığımızda insanların “vay, Pardus’ta şöyle birşey yapmışlar, biz de kullanabiliriz” diyebileceği bir yenilik olduğunu düşünmüyorum.
- Ulusallık kavramı: Pardus geliştiricileri projenin küresel düzeyde Linux ve açık kaynak camiasına özgün katkı yapacağını düşünmesine karşı bazı kişilerin Pardus üzerinden gereksiz ve bilgisizce aşırı milliyetçilik yaptığını düşünüyorum. En nihayetinde bir linux dağıtımı çıkarmak, farklı ülkelerdeki geliştiricilerle beraber çalışmayı, yardımlaşmayı, dostluk kurmayı gerektirir. Açık kaynak kodlu Pardus projesinin %90′ından fazlasının bizim katılmadığımız projelerden geldiğini düşündüğümüzde %100 yerli malı işletim sistemi reklamının ne kadar mantıksız olduğunu anlayacaksınız. Zaten bilgili insanların böyle bir kaygısı olmayacaktır.
- Pardus’un dili: Pardus’un Türkçe olmasının yanında Almanca, İtalyanca, Hollandaca, hatta Kürtçe dil desteği vermesinin ne kadar kuşatıcı bir proje olduğunu göstereceğini söyleyenler var. Bir devlet kurumu tarafından desteklendiği için bunun ne kadar olası olduğunu bilmiyorum ama Pardus’un uluslararası başarı kazanması için birçok dili desteklemesi şart. İlk aşamada Türkî diller (Azerice, Özbekçe, Kazakça, vs.) ve Kürtçe dil desteğinin verilmesi tabii ki büyük bir jest olacaktır.
Son Söz
Pardus’un hedeflerine doğru giden, kamu kurumları tarafından desteklenmesi gereken bir atılım olduğunu belirttim. Ayrıca getirdiği yeniliklerden, ulusallık kavramından ve üzerine yapılan tartışmalardan bahsettim.
Siz de;
- Devletin Pardus’a desteği nasıl görüyorsunuz?
- Pardus’ta yenilik var mıdır, yok mudur?
- Pardus %100 yerli işletim sistemi kabul edilmeli midir, olmalı mıdır?
- Pardus diğer dilleri desteklemeli midir?
gibi sorulara cevap vermek, Pardus’u tartışmak istiyorsanız görüşlerinizi çekinmeden belirtin.
Yorumlar - Başa Dön
9 Aralık 2006
Pardus hakkında yazılan bir çok yazının yanında, sizinkinin orijinalliğiyle çoğunun arasından sıyrıldığını düşünüyorum. Çoktandır düşünüp de toplayıp yazmadığım düşüncelerimi tek bir yazıda bulmuş olmak beni şaşırtırken mutlu etti - tek başıma değilmişim düşüncelerimde.
Tabii ki sisteme kamu desteği ve dış bağımlılıktan kurtulmak konusunda kötümser olmamalı diye düşünüyorum.
Elinize sağlık,
9 Aralık 2006
Bu arada, bence devletin Pardus’a bir destek verdiğini düşünmüyorum: Devlet sektöründe çalışanların teker teker destek vermesi ya da köstek olması söz konusu: İlgili dairenin bilgi işlem sorumlusu destek alabileceğinden eminse Pardus’a yönelecektir, emin değilse Linux hakkında bilgisi de yoksa bu riske hiç girmeyecektir. Sonuçta devletin bilişim harcamalarını düşürmeye değil, tam tersine şişirerek göreceli bir “bilişim seferberliği” kılığına büründürmesi söz konusu.
Pardus’ta yenilik olarak verilen araçların (paket yöneticisi, kullanıcı yöneticisi, ağ ayarlayıcısı) gibi yazılımların açık kaynaklı bir çok alternatifi var. Bir yazılım daha göz çıkarmaz ama, yazılım denen şey bir kere yazılıp sonra ömür boyu sırtınızda taşımanız gereken bir yüktür. Bu yükü hazır sırtlanmış olanlar varken yeni bir yük yaratılmış olmasının umarım geçerli sebepleri vardır, ama ben henüz göremedim-duyamadım.
“Yerli” işletim sistemi, yıllar önce “Turkuaz” projesiyle denenmişti. Her ne kadar sonuçsuz kalmışsa da, bu proje sayesinde bir çok yazılım ve belge Türkçe’ye çevrilmiş, devamı için de bir başlangıç teşkil etmişti. Sınırları pek bir belirsiz olan açık kaynak dünyasında, yerli sıfatının yerinin olduğunu, fakat geri kalacağını düşünüyorum. Kaldı ki ne Redhat Amerikan ideallerini yansıtan bir şirket, ne de Suse Alman kültürüne özel olarak hitap eden bir dağıtım. Kısaca, yerli sıfatı ufuk daraltmaktan başka bir işe yaramıyor bence.
Pardus’un diğer dağıtımlardaki tüm dilleri desteklemesi de şart diye düşünüyorum: Diğer türlü sadece genişleme şansını kaybedecektir. Diğer dağıtımlardan farklı olarak Osmanlıca desteği olduğu düşünülürse, Kürtçe desteğinin olması da şarttır. Osmanlıca’nın da zamanında modern Türkiye’nin temeli olan Türkçe lehine kullanımından vazgeçilmiş olduğu düşünülürse, ayrıca Kürtçe eklemenin siyaseten Pardus’u daha hatalı bir konuma getirmeyeceği açıktır.
9 Aralık 2006
tartışmalar konusunda biz türk milleti olarak bir söz söylemeden ne konuda konuştuğumuzu araştırma gereği duymadığımız için sayfalarca konuşmadan yapıcı 2 öneri çıkmaması ve acaip fikirlerin çıkması çok normal.
dün ve bugün 2 günlük bir pardus semineri ardından şunu söyleyebilirimki hayatınca linux görmemiş görmeninde ötesinde GNU/Linux nedir, neden çıkmıştır, nereden gelip nerelere gitmektedir konusunda en ufak fikri olmayan insanların bile pardus konusunda söyleyecek sözlerinin ardı arkası kesilmiyor :)
Pardus türkçe olmasının yanı sıra özgür ve bağımsız bir alternatif işletim sistemi eksiğini gidermek amacı uğrunda çok yararlı bir proje. Şimdilik son kullanıcı odaklı bir çalışma sürsede sonraki adımlarda daha profesyonel çözümlerde sunması gayet muhtemel. Gidişatından da kendi adıma gayet memnunum. Donanım desteği, kolay kurulabilirlik / kullanılabilirlik, eposta listelerinde ve diğer kaynaklarda verilen destek konusunda çekirdek kadrosu 11 kişi olan bir ekibin performansının üzerinde bir performans gösteriyorlar.
11 Aralık 2006
sadece Türk malı olduğu için kullanacağım. biraz milliyetçi olalım !!!
yeter artık bırakın batı özentisini
YERLİ MALI YURDUN MALI HERKEZ ONU KULLANMALI
13 Aralık 2006
Tartışmalarının özellikle ulusalcılık kısmı nedensizce, ulusallık kavramına zarar verecek şekilde uzatılıyor ve objektiflikten çıkıp kişisel tartışmalara dönüyor. Bizim gibi kendi kuyusunu kazan bir toplum daha yoktur herhalde. Elbette önceki geliştiricilerin ürünlerinden faydalanılacak. Linuxun temeli zaten bu paylaşım ve ortak geliştirmeye dayalı değil mi. Bir kavram karmaşası uğruna sıfırdan kodlamaya çalışmanın, onca zaman ve emek harcamanın mantığını tartışmak bile zaman kaybıdır. Pardusu ulusal yapan, halen diğer dağıtımların Türkçe’ye verdikleri desteğin yetersizliği, teknik desteğin de hiç olmayışı malumken bu açığı kapatma yönündeki istikrarlı adımlarıdır. Bu dahi forum köşelerinde, kendi bilen ama öğretme yeteneği kısıtlı (onların suçu değil) bilirkişilerle, bir araya getirilmesi, düzenlenmesi mümkün olmayan makale arşivleriyle boğuşmaya bir alternatif doğurmuştur. Öncelikle ev kullanıcılarının benimsemesi gerektiğinden bahsedildi. Kaç kişi bu karmaşa yüzünden linuxu kurduğu gibi kaldırdı veya hiç denemedi bile? Pardusun Türk linux camiasında ciddi bir örgütlenme sağladığı su götürmez bir gerçek. Buyrun size ulusalcılık. Tanıtıma olan katkısını da unutmayalım. Linuxun başından bugüne süregelen, gelişme sürecinin bir yan etkisi olan dağıtım çokluğu bence linuxun en fazla alehine olan durumdur. Her dağıtımın farklı paket sistemi, farklı yazılım depoları, farklı program kurulumu olması hem bu konuda büyük bir güç dağılımı yaratıyor, hem de farklı sistemle arasındaki kolektifliği düşürüyor. Bu yüzden ortaya çıkan her farklı sistem için farklı şeyler öğrenme gerekliliği verimi düşüren ciddi bir faktör. Son kullanıcının olaya bakış açısı şu; Ne kadar az şeye ihtiyaç duyarak, ne kadar fazla iş yaparım? Gerçekçi olalım, kaç kişi linux alternatifinin farkında, veya farkında olup neden faydalanmıyor. En büyük etken “ücretsiz” kavramının ülkemizdeki karşığığının iki sistem için de çoğu ev kullanıcısına göre aynı olması. Fakat bu iyiye olan talebi azaltacak bir durum değil. Pardus geliştiricileri durumun farkında ve bu koşullarda dahi birşeyler yapmaya çalışıyorlar. Bu bile ulusalcılık namına taktire değer.
15 Aralık 2006
Parantez açalım: Ne Pardus %50′den fazla Türk malıdır, ne de diğer dağıtımlar %50′den fazla üretildikleri ülkenin malıdır. Yerli malı kavramı, bu tür üretimlerde anlamsızdır. O yüzden, eğer yerli malına ihtimam göstereceksek hayvancılığı, balıkçılığı kalkındırarak gösterelim.
Bunun yanında, Türkçe desteği uzun vadede çok etkili olacaktır, Linux kullanımını artıracaktır. Fakat Pardus için gösterilen çabalar, şu sıralar ISV’ların geri beslemesiyle ivme kazanan “sabit kurulum, standart paket sistemi” eğiliminden dolayı negatif eklenecektir.
Şahsen, Pardus geliştiricilerine yaptıkları için minnetkar kalarak, Türkçe’si Pardus’çuların katkısıyla gelişmiş Ubuntu dağıtımları kullanmayı tercih edeceğim. Kullanırken de bir kere bile “param yurtdışına gidiyor” demeyeceğim.
Yerine, yeni bilgisayar satışlarında işletim sistemini zorunlu kılarak her bilgisayarla zorla bir windows sattıran mantığı, ihalelerde windows’a işaret ederek marka belirten devlet kurumlarındaki aymazlığı sorgulayacağım. Asıl param oralarda yurtdışına oluk oluk akmakta. Yoksa Linux kullanmaya başladıktan sonra, hangisi olursa olsun, kara gecmeye başlıyorsunuz.
15 Aralık 2006
@Exxon Valdez
Zaman ayırıp yorum yazdığınız için çok teşekkürler, paralel düşüncede olduğumuzu görmek güzel. Özellikle “Kaldı ki ne Redhat Amerikan ideallerini yansıtan bir şirket, ne de Suse Alman kültürüne özel olarak hitap eden bir dağıtım.” tespitiniz çok yerinde. Ubuntu’yu tercih etmekte de gayet haklısınız aslında. İhaleler meselesinde de artık bizim değil, biraz da meclisteki ilgili şahısların uğraşması gerekiyor. Kimse -elini vicdanına koymadan- ihalelerden gelirini kesmek istemez sanırım…
@monofactor
Siz de çok haklısınız. Aslında açık kaynak kodlu yazılımın reklamı “bedava” diye yapılmaz, ama buna rağmen Türkiye’de “Gelin burada bedava işletim sistemi var!” diye bağırsanız “Ben istediğim programı bedava indirip crack yapıyorum zaten” diyor adam. Düşüncelerin değişmesi, seviyenin yükselmesi lazım önce…
@gCg
“en ufak fikri olmayan insanların bile pardus konusunda söyleyecek sözlerinin ardı arkası kesilmiyor” :D
20 Aralık 2006
Pardus’un bir devlet kurumu olan TÜBİTAK’ta geliştiriliyor olması bile çok önemli. Devlet kurumlarında karar mekanizmalarında yer alan insanların bilişimle içli dışlı olması ve hatta Windows dışında bir işletim sisteminden haberdar olmasını bile bekleyemeyiz. Bu nedenle sorumluluğun öncelikle devlete değil, bununla onu tanıştıracak olan insanlara yani Linux camiasına düşüyor. Bu da gerçekten önemli derecede emek gerektiriyor.
Bence öncelikle Linux camiasının bilişim dünyasındaki yerini genişletmesi daha çok bilişimcinin ilgisini çekmesi gerekiyor. Daha fazla yerde söz ediliyor, daha fazla kulağa bir şeyler çalınıyor olması gerekiyor. Aslında Pardus projesinin en önemli katkılarından biri bu noktada olmaktadır.
Ancak benim gözümde Pardus’un en önemli getirisi sağlayacağı bilgi birikimidir. Bu sayede çekirdekten masaüstü uygulamalarına kadar bir çok konuda insanların uğraşması, öğrenmesi, geliştirme yapması, bunları kendi dilimizde insanlarla paylaşması ve böylece bu sürecin daha da ivme kazanarak ilerlemesi en önemli umut ışığı. Aslında daha önce de ülkemizde Linux dağıtımı projeleri vardı ve sanırım şu anda devam edenler de bulunuyor. Ancak Pardus’un arkasındaki destek sayesinde nispeten daha profesyonel olması ve daha çok kişiye sesini duyurabilmesi gibi avantajları bulunuyor. Zaten çok kalabalık olmayan bu kitledeki insanların enerjilerini aynı şeyleri ayrık olarak tekrar tekrar yapmaya yöneltmek yerine birlikte çalışabileceği bir ortam hazırlanmış oluyor. Tabi ki bu kitle büyüdüğü zaman ayrılıklar, çeşitliliklere ve zenginliklere yol açacaktır ama şu an itibariyle bu büyümeyi sağlayabilecek bir önder proje misyonunun gerekli olduğunu ve bunu da Pardus’un yapabileceğini düşünüyorum. Bunun önemli göstergelerinden biri de ben de dahil olmak üzere bir çok Linux kullanıcısının artık Pardus’u tercih etmesi olsa gerek. Aslında meselenin ulusal veya yerlilik boyutunun bu açıdan değerlendirilmesi gerekiyor. Yoksa dünyada zaten milyonların kullandığı çok başarılı dağıtımlar bulunuyor. Amaç onlarla rekabet etmek, bir Türk rakip çıkarmaya çalışmak yerine kazanımlar elde etmek olmalı.
Bu açıdan %100 yerli olup olmamasının da çok önemli bir tartışma konusu olmaması gerektiği kanısındayım. Sonuç olarak özgür yazılımın amacı rekabet etmek değil paylaşmak ve birlikte bir şeyler yapmak olduğuna göre daha önce yapılanları kullanmamakta sorun aramak gerekmektedir. Pardus’taki yenilikleri ölçmeye tartmaya çalışmanın da doğru bir bakış açısı ile yapılması gerekiyor. Bence bir kaç yıllık bir dağıtım için müdür, pisi, çomar, yalı vs. projelerin hepsi çok faydalı ve hedefe yönelik (özellikle bilişim okur yazarının rahatça kullanabilmesi hedefine) işler, özellikle de yeni bir şeyler yapmanın gerçekten zorlu ve emek gerektiren işler olduğunu göz önüne alırsak.
Buradan diğer dillere desteğe gelirsek, ülkemizdeki az sayıdaki geliştiricinin veya gönüllünün henüz yerelleştirmede eksikler varken ve yapılacak diğer bir çok iş varken zamanını başka dillere desteğe ayırmasını çok da anlamlı gelmiyor. Ancak Pardus’un dünyanın farklı yerlerde adının duyulması, kullanılmaya başlanılması ile ortaya çıkan talepler yine buralardaki gönüllüler tarafından karşılanabilir. Aslında İngilizce desteği de küresel açıdan yeterli bir çıkış noktası teşkil ediyor. Zaten 2007 ile gelen dil destekleri de sanırım ülke dışından gelen katkılarla gerçekleşti.
Son olarak, objektif yaklaşımın çok önemli olduğunu kabul etmekle birlikte, kısıtlı imkanlarla bir şeyler yapan insanlara destek olamıyorsak bile işe yaramayacak tartışmalar üreterek onları oyalamanın da anlamsız olduğunu düşünüyorum.
22 Aralık 2006
Pardus’un 2007 versiyonunu kurdum ve gayet de ev kullanıcısına yeterli buldum. Fakat sırf milliyetçilik adına desteklenmesini doğru bulmuyorum. Pardus kullanmak zorunda hissetmiyorum sırf Türkler yaptı diye. Zaten Linux olayını bilen işin milletle alakası olmadığını ortamın ne kadar çok uluslu olduğunu bilir. Pardus’u desteklememdeki en büyük sebep bedava olmasıdır. Devlet daireleri olsun, ev kullanıcıları olsun ülkece Microsoft’a her yıl onca parayı vermekten biraz olsun kurtulma isteğidir.
3 Ocak 2007
Pardus’un sürüm notlarına baktığımda kürtçe desteğini göremedim. Ama öyle bir şey olursa bana göre bu çok büyük bir hata olur. Siyasi oyunlara devlet dairelerinde kullanılmak üzere üretilen bir işletim sisteminin karıştırılması olaya çok farklı bir boyut kazandırır. Zaten ülkemizin bölünmeye çalışıldığı şu zamanlarda hiçbir resmiyeti olmayan kürtçenin Türkiye’nin işletim sistemi olacak olan Pardus’a koyulması bence yapılacak hataların en büyüğüdür. Eğer kürtçe dil desteği konulursa Pardus’u kullanmayacağımı ilan ediyorum!
6 Ocak 2007
kürtçe desteği sanırım son versiyonda yerini aldı . Bugün tv kanalları bile kürtçe yayın yapabiliyorken pardusun kürtçe olması bence çok bir problem yaratmaz .
6 Ocak 2007
ne kürtçesi ne Hollandacası ikidil yeterli TÜRKÇE VE mecburen ulusal dil ingilizce
6 Ocak 2007
ben de verilen kürtçe desteğine karşı olduğumu bunun farklı yerlere illaki çekileceğini bildiğinden beliteyim. iyilik yap yilik bul sözü bu konuda malesef geçersiz ve birçok örneği var. hadi hayırlısı.
8 Ocak 2007
Tartışmalara yazılanlardan anlaşılıyorki insanlar bazı şeylerin hala farkında değil bence pardus türk malı sadece kullandığı argüman ve teknoloji türk değil onca dağıtım var bilinenler madr. redhat,suse bunlar hep belirli ülkeler tarafından yapılanan dağıtımlar ama pardus türkiye de üretilen geliştirilen bir dagıtım onun için ulusal başka ülke yapsa türk diyemeyiz ama bizim insanımız bizim için yapıyor bazı sürümlerdede evet ortak üretken modüler var buna yenilik denmez desede ki bence denir adamlar yeniden yazıyor çünkü kullanırlığı güvenliği arttıran yazılımlar bunlar birde lınuxte olsa lisanans sorunu var dağıtımların direk alıp kullanamassın onları tamam elbisenin modeli belli kumaş belli ama elbise yi kendi bedene göre dikmek gerekir buda öle bişe burda pardus geliştiricileri u terziliği yapmakla birlikte yeni teknolojileride ekliyorlar bu karşı çıkılamaz bir olay evet kürtçe desteği hoşıma gitmemekle birlikte kaçınılmaz bir olay ama zaten dil desteği yerine kafaları değiştirmek gerek bence resmi olmasada bu dil malesef konuşuluyor bazı bölgelerde gerçekleri görmezlikten gelemeyiz ayrıca özgürlük kısıtlamalı olmaz özgür yazılımsa öle kalacaktır ayrıca açık kaynak olduğu için sen destek vermesende zaten eklenecek bir olay bu diller ayrıca sabri arkadasın iki dil yeter türkçe ve ulusal dil ingilizce deyimine hiç katılmamakla birliktede karşı çıkıyorum ulusal dil ing.değil türkçedir bakınız anayasamız dünya ortak dili ingilizce diye ir kavramda saçmadır böyle birşeyde malesef yok bu amerikan emparyalizminin ülkemizde yansımasıdır dünya kendine ortak dil seçmemiştir bilimdili falanda ing değildir ençok sömürgeye sahip ülke ing olduğu için böle birde etrafımızda ki iş yaptığımız ülkeler genellikle amerika vs olmasından Pardus yerel ev kullanıcılar için çok güzel gayette stabil ve srunsuz çalışıyor wind gibi uğraştırmıyor adamı bende şuan Pardustan yazıyorum yorumu ancak web geliştiriciler pragramcılar vs için pardus için erken inanıyorum yakın bir gelecekte tüm baskılara bill gates in türkiye ziyaretlerina ragmen hemen her evde kurum ve kuruluşlarda pardus kullanılacak yavaş ama saglam adımlar bizi bu noktaya getirecek ayrıca ülkemizin bulunduğu durum için pardus büyük bir nimettir sahip çıkalım türk sistemi olmasa bile türkiye için çok yararlı olduğu için sahip çıkalım milliyetçi olalım milletimizi ve yarınlarımızı düşünelim %100 türk olup olmamsı önemli değil %100 türkiye yararna olması önemli milliyetçilik budur 2. VEYA diğer üst sürümleri sabırsızlıkla bekliyorum zira wind ölmeye başladı dünyadan yaşanın lınux
3 Şubat 2007
uluslararası pazarda kabul edilmeyi yada uluslararası bilinirliğini bi kenara bıraktım.. Microsoft üstünde 20milyar dolar harcadığı işletim sistemiyle geliyo ve -fiyatı ne kadar yüksek olursa olsun- yerelleşiyo! pardus gibi -kimse yanlış anlamasın ama- amatör bi projenin türkiye pazarında bile buna karşı durması çok zor gibi geliyo.. kim gidip körü körüne çok daha vasat bi işletim sistemini sadece “yerel” diye kullansın ki ?
6 Şubat 2007
Birinin Yorumu : Bir arkadaş “kim gidip körü körüne çok daha vasat bir işletim sistemini sadece ‘yerel’ diye kullansın ki? demiş…”
Cevabım : Bilgisi olmayanın cevap vermesi zorunlu değil, okuyunuz, öğreniniz, sindiriniz ve sonra isterseniz yorum yaparsınız…
Dip not : Şu anda bağlı olduğunuz internet denilen ağda hangi sistem ne kadar kullanılıyor hiç merak edip araştırdınız mı ???)
Birinin Yorumu : Kürtçe’ ye yer verilirse ben kullanmam demiş bir arkadaş.
Cevabım : Kullanmamanız herkes için daha iyi olur. Hem kendiniz hem başkaları için…
Dip not : Türk’ lüğün özünde böyle bir şey yoktur. Bu neo nazi yaklaşımınız Avrupa’ dan ithal sığ bir yaklaşımdır. Kürtçe’ de olsun, Bambara aksanı da olsun. Bir olmak, birlik olmak, birlikte yaşamak, milli birlik ve bütünlüğü korumak başka bir şey; herkes yeşil gömlek giysin demek başka bir şey. Birincisine evet ikincisine hayır. İsteyen istediği rengi giysin, isteyen istediği dili konuşsun, isteyen istediği dilde yayın yapsın (Bakınız ABD) ama iş bayrağa geldi mi tek bayrak, resmi dile geldi mi tek dil, bütünlüğe geldi mi bölünmez tek vatan… Bunlara itirazım yok. Adam evinde, çevresinde nece konuşuyor sana ne, bana ne. Hangi dilde PARDUS kullanıyor sana ne, bana ne…
Birinin Yorumu : Şöyle olursa daha milliyetçi olur, böyle olursa işte milliyetçilik budur.
Cevabım : Linux, Özgür Yazılım gibi bir konuya da milliyetçiliği karıştırabilmişsiniz ya büyük harflerle HAYRET. Dünya gider Mersin’ e sizler gidersiniz Tersin’ e.
Dip not : Ey Açık Yazılım’ la ilgili bir konuyu bile milliyetçiliğe katan dar zihniyet. Milliyetçiliğe en büyük katkınız milliyetçilik konusunda konuşmamanız olacaktır. Keşke bir yasa olsa da sizleri 10′ ar kere 10. yıl nutkunu okumaya mahkum edebilse…
13 Şubat 2007
Bilişimin ırkı,dili,dini olmaz arkadaşlar.Özgür Yazılım felsefesini iyi kavramak gerekir.Bir linux distrosunu yuklerken kabul ettigimiz lisansi okumanizi tavsiye ediyorum orada hangi sartlari kabul ettiginize dikkat edin.Pardusun Kurtceyi destegi sunmasinin bir sakincasi yoktur olmamalidirda.Zaten bir grup cikip “Biz Kurtcelestirme calismasi yapacagiz” diyip belli bir % oraninda ceviri yaparsa gelistiriciler onu dahil etmek zorundadir.Pardus evlerimizden kucuk olcekli sirketlere kadar artik iyice yayginlasan oldukca guzel bir dagitim.Eksigiyle fazlasiyla bizim icimizden cikan birsey.Pardus gibi bir projeye imza atiyoruz,bunun gorulmesi gerekir ve yeni nesil bilisimciler messenger sohbetlerinde harcayacagi vakitleri ileriye yonelik kendi proje ve planlarinda veya pardusa daha fazla ne katabiliriz yonunde dusunceler gelistirmeleri gerekir.Linux/GNU felsefesini daha fazla nasil yayariz buna kafa yormamiz gerekir.Pardusa Kurtce dil destegi konuldu diye VATAN’imiz bolunmez.
10 Mart 2007
Pardusu çalıştırlabilen cd ile kullanmıştım ilk defa.Arayüzü gerçekten güzel tasarlanmış diye düşündüm.Pardusda sizin de söylediğiniz gibi öyle aham şaham bir yenilik yok ama ilk olarak bu şekilde başlanması da bence iyi ve güzel bir çalışma olarak gözükmekte.dil destekleri ile ilgili tartışmalar yersiz bence çoklu dil desteği önemli sonuçta.şöyle düşünürsek bi çok insan unix/linux kullanmayı zaten bilmiyor uzak duruyor böyle bir durumda pardus ne derece kullanılır bilinmez.hadi kullanıldı diyelim ne derece diğer linux sürümlerinden tercih edilir o dabilinmez redhat suse var sonuçta.ama herşeyin zamanla olacaüına inanıyor ve pardus projesini destekliyorum.
10 Mart 2007
pardusu 1 ay once kurmustum.Ancak pek bi verim alamadım.. Nedeni cok basit ram isteği cidden yüksek.Sadece işletim sistemi bile bazen kasılmakta. Kitutunda derleyici kullanmaktan bahsetmiyorum bile.Belki benim pc konfigrasyonum düşük olabilir.Bence türkiye şartlarına uygun bi işletim sistemi olmadığını düşünüyorum.. Ama tabiki bir yazılımcı olarak bu işlerin zor oldugununda farkındayım..O yüzden süper bi atılım olarak görüyorum
14 Mart 2007
Valla söylicek söz bulamıyorum.Merak edenler için söyleyeyim Kürt değilim aslen laz ım.Pardusun kürtçe desteğininde neden bu kadar kaşındığını anlılyabilmiş değilim.Bill amcam envanter çeşit dil (ki buna Kürtçe de dahil) desteğini kattığında o işletim sistemini kullanmamazlık gibi birşey edemeyen bu Türk milleti ne hikmetse mevzu bahis pardus olunca şovenist damarları azdı.En milliyetçi adamın evine gidin Microsoft Xp askariyetinde kuruludur bilgisayarında.Kimse kimseyi kandırmasın veya politik polemiklerini yazılım dünyasına bulaştırmasın.Bu adamlar o devasa pazar payını boşuna almıyor.Tuaf , acaba Richard Stellman bunu duysa ne derdi tüm özgür yazılım felsefesinide batırdıkya helal olsun bize…Ulusal işletim sistemine gelince bunu dillendirenler önce GPL lisansını ve Özgür yazılımı kavraması gerektiği kanaatindeyim.Bu ayrı bir tartışma konusu ama.Yaklaşık 7 yıldır açık kaynak kodlu projeleri takip ediyorum shockware linux la başladım.Aradan geçen zamanda neler görmedikki Turkuaz (oda ilk çıktığında bu kadar dillendirilmişti hali hazırda eski hocalarımdan olan Mustafa Başer de projede yer almıştı) , gelecek linux vs. ancak var olan çalışmaların geneli belli dağıtımların modifye edilmesinden başka birşey değildi misal gelecek linux fedora core 2 ve sonrası baz alınarak yapılmış ticari bi çalışmaydı keza turkuaz dada yine benzeri durumlar malumunuz.Bunda linux un modifiye yapısıda bunu çok kolaylaştırıyordu.Aslında yine aynı manzara karşımızda KDE masa üstü ortamı çekirdekte ufak tefek modifyeler.Ancak bu defa biraz daha radikal gidiyor gelişmeler ve ben bundan biraz daha memlunum açıkçası.Paket yönetimindeki değişimler bakımından rpm e saplanıp kalmaktansa debian gibi alternatifler üretebiliyor olmak güzel birşey ve alternatifim diye idda edilen bi linux de olması gereken bişey.Ben olaya bu noktadan bakmak istiyorum özgür yazılıma Türkiye olarak ne katabiliyoruz ve neler alabiliyoruz.Gidişat daha iyi gibime geliyor yavaş yavaş o tüketim mantığından kurtulup alternatifler koyabilmek sadece çeviriler ve var olanları yap boz misali monte etmektense daha iyisini üretmek bence güzel bir şey.Zaten sıfırdan bir işletim sistemi korkunç derecede tecrübe ve efor isteyen bir iştir ve bu yolda yapılacak en ufak çalışma bile küçümsenmemelidir.Ancak ne zamanki kendi özgün çekirdeğimize,lisansımıza ve kaynak kodu haklarımıza sahip bir işletim sistemi kullanırız o zaman diyebiliriz evet bu ulusal işletim sistemidir diye ancak Pardus’u ulusal ilan edenler iki kere düşünsün derim.Tutup kernal’ı finlandiyadan masaüstü ortamını Miguel de Icaza nın Genome undan yada ne biliim KDE den toplayıpta lisansıda GPL diye Amerikadan getirip kimse ulusal diye karşıma çıkmasın “bence”.Kimse kimseyi kandırmasın.Bu işletim sistemi olsa olsa tüm dünyanın kollektif bir ürünü olur ulusal olmaz ve her satırındada özgür yazılımcıların emeği vardır tüm dünyadaki yazılımcıların emeği vardır.Bu hakkı çiğnemek ve harcanan emekleri gözardı ancak küstahlık olur.
26 Mart 2007
Pardus… onu bizimkiler benimseyemaz ki; ne de olsa türkler yapmış gevur malı değilki… (en azından kodları toplayanlar türk).
bill amcaya para kazandırmak dururken ne gerek böle ucuz işlere…
7 Mayıs 2007
@sabri
“ne kürtçesi ne Hollandacası ikidil yeterli TÜRKÇE VE mecburen ulusal dil ingilizce”
Bizim ulusal dilimiz ne zaman ingilizce oldu acaba bilmeden anlamadan konuşmak bu olsa gerek.
3 Haziran 2007
Sırf microsofta para kazandırmamak için iyide olsa kötüde olsa kullanmalıyız Pardus’u.Ama benim sorum olacak.Ben hiç Pardus kullanmadım.Acaba Pardus’ta oluşturduğumuz bir dosya başka işletim sistemlerine uyum sağlayabilece mi? eğer cevap evetse,ben geçiyorum Pardus’a.İyi günler
25 Ağustos 2007
@sabri sen bizi güldürün Allah da seni güldürsün. :) İlahi @sabri…
10 Ağustos 2008
[...] Yazıda Pardus’un şu anki durumu, hedefleri, hedeflerine ne kadar yakın olduğu ve yenilikleri hakkında bilgi verecek, bunların yanında Pardus’la ilgili belki bilmediğiniz bazı tartışmalara değineceğim. Yazı son derece yoruma açıktır. (more…) [...]