Beyin Fırtınası: LCD içinde CCD

26 Nisan 2006 tarihli, Ortaya Karışık köşesine ait yazı.

All-seeing screenLCD ekranınızın sadece display değil, aynı zamanda sensör özelliği göstermesi ne işimize yarayabilir ki? Apple’ın patentlediği all-seeing screen teknolojisi hakkında biraz düşünelim…

Nedir?

Digg’de okuduğum bu haber beni hayli heyecanlandırdı. Çünkü Apple Computer 2006′nın başında Integrated sensing display adını verdikleri, basitçe görüntüyü gösterirken aynı anda görüntü yakalayan bir ekran patenti almış. Mantık olarak şöyle işliyor: ekrandaki LCD (liquid crystal display) hücreleri arasına mikroskobik foto-sensörler görüntüyü algılar, her sensörün algıladığı değer yazılımla birleştirilip büyük bir resim oluşturulur. Farklı sensörlere farklı netlik uzaklıkları (focal length) atanarak ise bir nevi zoom özelliği kazandırılabilir.

Ne İşimize Yarar?

“Necessity is the mother of invention” derler, yani her icat bir ihtiyaç yüzünden ortaya çıkmıştır. Apple’ın Integrated sensing display düşüncesi ise basit bir probleme dayanıyor: video konferanslarında insanların kameraya değil ekrana bakmaları. Demişler ki eğer bizim kameramız ekranda olsaydı, insanlar biriyle konuşurken tam göz teması kurarlar, uzaklar yakın olur, hasret sona erer… Böylece bu teknolojinin patentini almışlar, çalışmalara başlamışlar.
Adamın birine sormuşlar: “4 fili bir Volkwagen’e nasıl bindirirsin?” diye, düşünmüş taşınmış bulamamış. Halbuki cevap basit: 2’sini öne 2’sini arkaya! Ne kadar aşina olduğumuz bir problem ve çözümü de inanılmaz düz mantık değil mi? Peki LCD ekranın içine CCD sensörler sıkıştırmak hangimizin aklına geldi?

Bir Adım Öte

Apple bu teknolojinin bilgisayarlarda olduğu gibi cep telefonlarında, el bilgisayarlarında vs. kullanılabileceğini söylüyor. Biz biraz farklı yönden düşünelim. Mesela:

  • Engelliler için bilgisayarda mouse kontrol: Fareyi eliyle kontrol edemeyenler için göz hareketlerine ve kırpmalarına dayanan, kişinin ekranda baktığı noktayı ve hareketlerini algılayan, tamamen yazılım tabanlı bir program. Haydi sağ ve sol tıklamalar da sağ ve sol göz kırpmaları olsun :)
  • 3-boyutlu çizim vb.: Parmak hareketleri x ve y koordinatlarında olduğu gibi z (yani ekrana uzaklık) olarak da hesaplanabileceği için sadece parmaklar kullanılarak 3-boyutlu çizimler yapılabilir, her parmağımıza farklı görevler yükleyerek bir batteriyi çalabilir, bir algoritma geliştirerek küçük parmak hareketleriyle havada yazı yazabilir (ki alışıldığı zaman şimdikinden kat ve kat hızlı olacaktır), ya da eğlenceği oyunlar oynanabilir.
  • Akıllı televizyonlar: Madem ekranlara sensör yerleştiriyoruz, milletçe vazgeçilmezimiz olan televizyonları es geçmeyelim. Televizyonlar mesela reklamlara girdiğinde kimlerin izlediğini (cinsiyet, yaş olarak) tanımlayabilirse ona uygun reklamlar gösterebilir, seyreden kişilerin hepsi uyuduğunda kendini kapatabilir, ya da önceden programladığımız işler varsa odaya girdiğimizde bize bildirir, belki kaçırdığımız diziyi otomatik kaydetmiştir ve bize izletir. Bir film seyrederken acil ihtiyaç molası vermemiz gerektiğinde belki seyredemediğimiz kısmı kaydedip gecikmeli şekilde ama kesintisiz devam etmemize yardımcı olabilir.
  • Bankamatikler, kiosk’lar: Bu cihazlara yaklaşan kişileri tespit edip, işlem süresince kişiyi polisin arananlar listesiyle karşılaştıran, “ayy, yanlış tuşa bastım” tepkisini algılayıp işlemi geri alan, bizi tanıyıp cüzdanımızdan kart çıkarmamızı istemeden işlem yapan bankamatikleri görür gibiyim :)
  • Fotoğraf makineleri: Fotoğrafı çeken kişi karede çıkmaz değil mi? Artık değil, çünkü bu dijital fotoğraf makineleri objektifin önündeki yerin yanısıra lcd ekrana bakan kişiyi de pozlayabilir…

Devam Edelim…

Uzun süredir yazı yazmıyordum, ama böyle heyecan verici bir konuda tekrar klavyenin başına oturmanın verdiği keyfin apayrı olduğunu anladım. Neyse, konumuz bu değil. Size sorum şu: “Hayatınızdaki herhangi bir ekranın (CRT, LCD, tüplü televizyon ekranı vs.) göstermenin yanında algılama yeteneği olsa, neler yapmasını isterdiniz?
Yaratıcı beyinler düşüncelerini esirgemesin lütfen efendim…



Yorumlar - Başa Dön

halil
1 Mayıs 2006

Şu göz teması benimde hiç sevmediğim bir hadise. valla benim de aklıma gelmişti bunu düzeltmek. Ama farklı bi şekil düşünüyordum. Ben bunun için daha değişik projeler düşünmüştüm. Fakat nakit ve vakit kısıtlılığı yüzünden hayata geçirememiştim ama Arkadaşlar benden önce davranmışlar benim düşüncem daha farklıydı ev basitti :D ama artık uğraşmama gerek kalmadı. :D

kuen
3 Mayıs 2006

yazı okurken güldüğüm somurttuğum anları kaydetsin..

tugba
12 Temmuz 2006

Gerçekten güzel bi düşünce inş.düşünceni hayata geçiricek fırsatı bulursun…benim hakkkımda yorum yapabilen ve hafızamı benim yerime kaydedip bana sunabilen dahası çok çabuk unutanlar için yeni bilgileri saklayabilen bi pc’m olsaydı örneğin çok güzel olurdu. Ayrıca insanlar çeşitli kanalları gezerken hangi psikoloji ile izlediklerini bilmezler aslında ama sadece işin duygusal,gerilim..vs boyutunu bilirler işte bunu algılayıp bana öğüt verebilecek bi tv çok manyak olurdu…

ems
13 Ağustos 2006

rahmetli zeki müren’in de biz göreceği yıllar olurdu herhalde deyip, soğuk espriden sonra ekleyeyim ki öncelikle; pazarlama alanında çığır açılırdı… talk showlar da ki oturulan kanepe , su içilen bardak dahi etkileşimli olarak satırlır,Tv yi açana göre program başlardı evlerimiz hırsızlara karşı daha güvenli, büyük birader’e karşı daha da savunmasız olurdu.. tasarım,programlama gibi işlerde getireceği muhteşemlikleri yazmaya ömür yetmez :)



Yorum Yazın

(gerekli)

(gerekli)


Yorum yapacaklar için bilgi:
Verdiğiniz mail adresi sitede asla görüntülenmeyecektir. Sonraki yorumlarınız için isim, e-posta gibi bilgiler cookie olarak bilgisayarınızda saklanacaktır.



Önizleme: